Ara 02

Önce sokaklara bakıyorum ve çocuk göremiyorum, neyse diyerek hafif çamurlu yolda yürürken pantolonuma çamur izi sıçratmamak için topuktan yürüme diye tabir ettiğim adım atma şeklini kullanıyorum, ne güzel taktik bu diyorum içimden… Hala sokakta çocuk göremiyorum… Benim gibi yürümeye çalışan bir çocuk… Neyse diyorum, hava soğuk ve yollar çamurlu… Ardından ilkbahar geliyor ve hala sokaklarda yalnızım… Çocukları göremiyorum. Eh diyorum okullar henüz bitmedi falan… Ardından yaz geliyor yine kışın yürüdüğüm çamurlu sokakta yürürken etrafımda çocuklar yok… Tatile gitmişler…

Mevsimler böyle birbirini takip ediyor ve şehir merkezlerinde ya da ilçelerde çocuk göremiyorum, çocuklar ya yazın denizde ya da kışın okuldalar…

Biz nasıldık?

Mevsim farkı yoktu öncelikle… Ya da şöyle diyelim, mevsim farkı bizim için yalnızca üstümüze giydiğimiz elbiseden ibaretti. İzmir’e fazla kar yağmaması ve soğuk olmaması dolayısıyla hep sokaklardaydık diyebilirim.

Meşe (bilye) , gazoz kapağı, taso, kart oynarken geçerdi günlerimiz… Akşam ezanı bizim için Namaza değil eve çağrıydı… Böyleydi bizim çocukluğumuz… Küzürdük, küzünürdük… Gülerdik, ağlardık… Ama güzeldi çocukluğumuz… Şimdiki gibi değildi… Her şey youtube değildi bizim için… Her şey meşe de değildi ama meşe önemliydi… :)

Güzeldi çocukluğumuz ve eminim ki bizden öncekilerin daha güzeldi çocukluğu…

Bu konuya baktığınıza göre bunlarada bakarsınız

  • No Related Post

written by admin \\ tags: , , , , , ,


One Response to “Teknoloji ile değişen çocukluk…”

  1. 1. cihan la hani su sınıf arkadasınızdı Says:

    güzewl yazılar devam et kardeşim bugun ölesine tıkaldım ama süper miş devam et

Dusuncelerinizi Duymaya ihtiyacim var